"Evime, bütün ulusların dua evi denecek" (İncil, Markos 11:17) 

Kiliselerimiz....

Topluluklarımız Mesih İsa'yı tanımak, hayatlarında O'nu yansıtmak ve bu sevgi mesajını başkalarıyla paylaşmakta ilerlemek isteyen yurttaşlardan oluşmaktadır.

 

Kilise ne demek?

Kilise (İncil'in orijinal dili Grekçe'de ‘ekklesia') kelimesinin sözlük anlamı:  

  1. Hıristiyan tapınağı. 
  2. Hıristiyan mezheplerinden biri (…) 
  3. Hıristiyanlıkla ilgili dini kuruluş. 
  4. Hıristiyanlığın öğretilmesi, dini işlerin yönetimi vb. ile ilgili papa ve piskopos topluluğu demektir (Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu. TÜRK DİL KURUMU, Türkçe Sözlüğü).

 

Ne var ki ‘KİLİSE', kelimenin kaynağı olan İncil'in Grekçe (Eski Yunanca) “ekklesia” kelimesinin asıl anlamı, “halk meclisi”dir. “Genel olarak: cemaat, topluluk, toplantı, camia; (…) inananlar topluluğu” demektir (BİBLİOGRAF, Yunanca Sözlüğü).

Yani ‘KİLİSE', ‘İncil inancını benimseyenlerin ibadetlerini yapmak için bir araya geldiklerinde oluşturdukları topluluk' anlamına gelir. Bu topluluğun, örgütsel değil ruhsal bir kimliği ve yapısı vardir. İncil'in deyimiyle, “Tanrı'nın ev halkı (…) yani yaşayan Tanrı'nın topluluğu”dur (İncil, 1Ti.3:15).

İncil'e göre kiliselerde sınıf ayrımları olmaksızın inananların hepsi kardeştir. İbadetin görkemi, binalarda veya merasimlerde değil, yürekten ve içtenlikle yapılmasındadır. Kiliselerimizin var olma nedeni, Tanrı'ya, layık olduğu ibadeti sunmaktır.

Bir araya gelen imanlılar, Kutsal Kitap'ı öğrenir, Tanrı'yı ruhsal ezgiler ve dualarla över; yaşayan Tanrı'nın huzurunda büyük bir sevinç ve içtenlikle Rab'bin sevgisine ve iyiliklerine şükrederler. Böylece ibadetlerimiz herkesin yürekten katıldığı bir kutlamadır.